“Benim ömrüm, laf üretmek, birilerini karalamak yerine, ülkeye yararlı işler üretmekle geçti. Kendim için kimseden hiçbir şey beklemedim. Mustafa Kemal Atatürk’ün bize sunduğu bu güzel ülkeye ve olağanüstü kurduğu laik düzene, bilinçli bir yurttaşın sorumluluğuyla ve tutkulu bir çalışmayla katkıda bulunmanın, O’na olan borcumuzu ödemede en uygun yol olduğu görüş ve inancındayım ve bu coşkuyla çalışıyorum!”
Evet Türkan Saylan’ı durdurmak hiçbir zaman mümkün olmadı.
Öğrenci oldu kitapların içine gömüldü durmamacasına. Hala en sevdiğim koku, matbaadan yeni çıkan kitap kokusudur derdi.
Cüzzam (lepra) taramaları çerçevesinde hastalığın sadece klinik boyutunu değil, sosyal damgalanma ile beraber gelen ayrımcılığı ve bu nedenle hasta ve hasta yakınlarının yaşamak zorunda kaldıkları sıkıntıları durmamacasına yaşayıp görerek öğrendi, öğretti, durmadı.
"Her şey eğitim demektir, sivil toplumun en büyük işlevi eğitim olmalıdır" dedi. Birçok eğitim ağırlıklı dernek ve vakıfların kuruluşunda önderlik etti, yol açtı.
“Atatürk ilke ve devrimleri (Kemalizm) ile gerçekleşmiş olan hakların korunması, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve çağdaş eğitim yolu ile çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşılmasıdır” amacı ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin daha sonra Türkiye Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfının kurucularından ve Başkanı olarak yıllarca yadsımadan yürüdü toplumda yarattığı ivme ile durmamacasına.
Yarattığı sinerji, heyecan ve inanç ile gençleri, bizleri aydınlık ufuklara peşinden sürüklüyor.
YENİ YAŞIN KUTLU OLSUN!